Kültür ve Edebiyat Sitesi

Tevfik Fikret- Hani Yağma

Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin


 Han-ı yağma, potlaç ve armağan ekonomisi ile ilgili bir gelenektir. Eskiden düğün, bayram gibi toplumsal etkinliklerde zengin kimseler büyük ziyafetler verirlerdi. ziyafetin sonunda misefirler ziyarette kullanılan altın ve gümüş yemek takınlarını ve değerli sofra yaygılarını diş kirası olarak paylaşırlardı. bu ziyeret veren kimsenin toplum içindeki itibarı artardı. Dede Korkut Masallarında sa arstlanılan bu gelenek bugün yaygınlığını yitirmiştir. Tevfik Fikret Birinci Dünya Savaşı sırasında, bu şiiri kaleme almıştır. Dönemin iktidarı olan İttihat ve Terakki partisinden, Cemal Paşa, bu şiiri okumuş ve çok öfkelenmiştir. bir akşam sofrada dedi ki: -Bu manzume bize karşı iftiradır. Ben, Tevfik Fikret'e sormak isterdim: Efendim! Söyle! Ben neyi yağma etmişim ve yağma ediyorum?

©2008-2014 edibane.tr.gg :: Tüm hakları mahfuzdur :: İzinsiz belge ve yazı alınamaz :: İletişim için tıklayınız .